Comments From You

Aşağıdaki yorumlar tavsiyeediyorum.com‘dan alınmıştır. Yazan: S.A. 12-03-2019 "Benim oğlumla derdim 1,5 sene önce aşırı idrar yapması ve aşırı su içmesiyle başladı. Bunun yanı sıra karın bölgesi de yavaş yavaş karardı. İkametim Kurtuluş bölgesi olduğu için önce en yakın kliniklerle başladım. Daha sonra Feriköy olmak üzere bütün klinikleri gezdim ama tahliller yapılıyor tam teşhis tam teşhis yapılamıyordu. Feriköy’de bir veteriner bana bence Incipidus dedi. Sprey verdi. Yapabileceğim başka bir şey yok veteriner fakültesine git dedi. Fakülteye bir kere gittik. Onlar da tahlil yaptılar, ultrason çektiler ama teşhis koyamadılar birinci günde. Bizim düzenli gidip gelmemizi istediler ama bu çalıştığımız için mümkün değildi. Bunun sonrasında Nişantaşı’nda başka bir kliniğe gittik, sonuçsuz. Beşiktaş’ta tavsiye üzerine gittiğimiz klinikte mininin iğne tedavisi verildi, sabah akşam yapılması gerekiyor dediler. Bir hafta uyguladım sonuçsuz. Artık her şeyi göze almıştım. Çaremizi bulana kadar gezecektik. İnternetten araştırırken Cihangir’de bir klinikle irtibata geçtim durumu anlatınca Site Editörleri Tarafından Kapatıldı veteriner kliniğini önerdi. Orda Site Editörleri Tarafından Kapatıldı Beyefendiyi tanıdım. Tahliller yapıldı. İlk etapta karın bölgesindeki kararma giderildi Dermacumin ilaçla ki bu benim için bir mucizeydi. Öncesinde düzelmez demişlerdi, hatta giderek kötüleşiyordu. Kararmanın yanı sıra derisi bile kurumuş ve sertleşmişti. Buna sevinmişken idrar konusu düzelmiyordu ve ek olarak titremeler başladı. Bu sefer serum tedavisi uygulandı ama Fırat Bey konumuz hakkında araştırma yapıyordu hem eşi sayesinde veteriner fakültesi içinde hem de konuyu Evrim Bey’e aktararak. Artık oğluma aynı anda fikrini söyleyen birçok hekim oldu, ona göre ilaçlar verildi. Serum tedavisi devam etti ama bir türlü sonuçlar istediğimiz gibi olmuyordu. Bunu duyan Evrim Bey bizi görmek istedi. İkinci kere verilen Minirinin bizim için çözüm olmadığını, Flubestin kullanmamız gerektiğini belirtti ve büyük sabırla durumun ciddiyetini anlattı. Evet şu anda her gün bir hap alıyoruz ve Evrim beyin önerileri ile oğlum daha canlı ve normal seviyede idrar yapıyor, su içiyor. Titremeleri bitti. Halen kontrole gidiyoruz, tahliller yapılıyor ama artık sonuç veren bir tedavimiz var Evrim Bey sayesinde." Yazan: Erkan Çakmak 11-03-2019 "Kedimiz Lima’nın yaklaşık 7 hafta önce kusma, ateş, kilo kaybı ve halsizlik bulguları başladı. Edirne’de yaşadığımız için önce yakınımızdaki veteriner kliniklerine başvurduk. Bir enfeksiyonu mevcut denilip yaklaşık 5 gün antibiyotik ve damar yolu ile sıvı tedavisi aldı. Beraberinde coronavirus antikor testi yapıldı ve FİP (Feline İnfectious Peritonitis) olabilir denildi. Tabi bu haber çok çok sıkıntılı günlerimizin başlangıcı oldu. Hep içimize sinmeyen bir şeyler vardı. Lima ile birlikte İstanbul’a geldik. Başvurduğumuz veteriner kliniğinde yaklaşık 3 gün kaldı. Antibiyotik ve yine serum tedavisi yapıldı tekrar coronovirus için test yapıldı ve kediniz kuru FİP denildi. Bu haberler tam bir yıkım oldu bizim için. İnterferon omega tedavisi önerildi. Bir yandan interferon aramaya başladık diğer yandan FİP ile ilgili içimize sinmeyen durumların araştırmasını yaparken tesadüfen Ada Veteriner Polikliniği’nin internet sayfasında FİP ile ilgili bilgilere rastladık ve Limayı oraya götürmeye karar verdik. Başvurumuz ile birlikte dibe vurduğumuz yerden çıkmaya başladık. Evrim Bey ve Özlem Hanım ile tanıştık. 14.00 da randevumuz vardı ve Lima yaklaşık 17.00 da aslında 6 haftadır tespit edilemeyen ve doğru tanı olan ‘’yabancı cisim’’ nedeni ile ameliyata alındı. Yanlış yerlerde geçirilen 6 haftanın Evrim Bey ve Özlem Hanım ile karşılığı sadece 3 saat idi. Tabi çok vakit kaybetmiştik. Lima ufak bir kapak benzeri cisim yutmuş bu bağırsağında tıkanıklığa ve hatta bağırsak duvarının nekroz ile perforasyonuna (bağırsağın delinmesine) sebep olmuş. Karnının içi iltihaplı sıvı ile dolmuş. Yaklaşık 4 cm lik bağırsak çıkartıldı ve kalan kısımlar uç uca birleştirildi. Yoğun antibiyotik tedavisi başlandı ve Lima, Ada Veteriner Kliniği’nde kaldığı 4. günün ardından bugün eski güzel enerjisi ve neşesiyle taburcu oldu. FİP tanısı koyma modası farklı hastalıkların tanısında geri dönüşü olmayan üzücü olayların gelişmesine sebep olabilir. Evrim Bey ve Özlem Hanım öncülüğünde tüm Ada Veteriner Polikliniği ailesine ilgileri, sabırlı ve sevecen tavırları için çok teşekkür ediyorum." Yazan: Volkan Yetilmezer 12-11-2018 "Öncelikle şunu söylemek isterim, Evrim Bey olmasaydı, kedimiz Meloş ölmüştü. Onun sayesinde şu an trup gibi. Şimdi hikayemizi anlatayım. Aralık ayında kapımıza bir kedi geldi. Bizde hadi dedik mama verelim. Derken ertesi gün yine geldi. Sonrasında aylarca bu şekilde geldi gitti. Bazı akşamlar da bizde yattı. Şubat ayında bir gün eve resmen ağlayarak geldi. Muhtemelen ağaçtan düşmüş ve apartman parmaklıklarının sivri kısmı yan tarafından ona girip çıkmış. Yan tarafından bağırsakları sarkık bir şekilde eve geldi. Apar topar mahallemizdeki veterinere götürdük. Kaburgada kırık, karaciğerde ve akciğerde delik ve bağırsaklarda hasar vardı. Yani artık ölmekle ölmemek arasındaydı. Sağolsun veterinerimiz onu bir şekilde hayata döndürdü. Aylar geçti ama sonrasında bir türlü düzelmedi. Neredeyse her hafta hatta bazen gün aşırı kusuyordu. Bazen de yemek yemeği ve su .çmeyi bırakıyordu. Yaklaşık dört defa bu şekilde ölüm döşeğinden kurtuldu. Serum yapılınca kendine geliyor, kısa bir süre sonra da yine çöküyordu. Gel zaman git zaman bu şekilde aylar geçti. Ardından veterinerimizin tavsiyesi ile xx Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi'ne götürdük. Üç kez fakülteye gittik. her gittiğimizde hem kan hem idrar tahlili yapıldı. Sağolsun oradaki hoca çok ilgilendi ama öğrenciler kan alırken kedinin resmen canına okudular. Adı üstünde fakülte. Kediye kadavra muamelesi yaptılar resmen. Tabi her tahlil v.s. yapıldığında da dünyanın parasını alıyorlar. Dediler ki böbreğinde sorun var. Bir sürü ilaç verdiler, özel mamalar yemesi gerektiğini söylediler. Tamam dedik. Garibim kedinin içi dışı ilaç oldu. Dünyanın parasını verip özel mamalar aldık. Daha da kötü oldu. Sora ilaçları değiştirdiler. Tabi mamaları da. Daha pahalı olan özel mamalara geçtik. İlaç ve mama parası önemli değildi ama kedimize sürekli işkence çektiriyorlardı. Baktık olacak gibi değil, farklı bir çözüm yolu ararken, bir arkadaşımız Evrim Bey'i tavsiye etti. Bize çok uzaktı ama yine de gidelim dedik. Elimizde bir sürü tahlil raporu, bir sürü ilaçla kapısını çaldık. Evrim Bey'in yaptığı muayene sonrasında Addisson denen bir hastalıktan şüphelendi. Buna yönelik ilaç tedavisine başladık. Ancak bir kaç gün sonra tedaviye ters bir şekilde yanıt vermeye başladı. Ardından Evrim Bey tam olarak iç organlarında neler olduğunu anlamak için kontrastlı röntgen çekti. Meğerse Meloş'un bağırsakları iki yerden sıkışmış. Mide büyüklüğünde iki tane daha şişlik olmuş. Acilen ameliyata alınması gerektiğini söyledi ve biz de onay verdik. Ameliyat sırasında, Meloş'un karnı açıldığında asıl olayın, diyaframın yırtılması sonucu bağırsakların burada iki yerden sıkışmış olması olduğu görüldü. Ameliyat sonrası 1 haftalık iyileşme sürecinden sonra şu an resmen tazı gibi bir kedi oldu. Mahallemizdeki veterinerin bunu fark edecek ekipmanı yoktu. Ama koca fakültede de mi bu ekipmanlar yoktu? Boşu boşuna dünyanın ilacını aldı, garip garip mamalar yedi, defalarca iğneler batırıldı. Fakülteye gitmeye devam etseydik kim bilir daha ne işkenceler yapacaklardı. Allahtan Evrim Bey ile tanıştık ve bilgisiyle Meloş'umuzu kurtardı. Şu an hiç bir yemek yada su problemi yok. Acayip enerjik. Hiç olmadığı kadar mutlu. İyi ki Evrim Bey var..." Yazan: Mars 27-10-2018 “Mars’ım oğlum üç yaşında kısır bir kedi. Tam 1 yıldır idrar yolları ve dışkılama problemi yaşıyordu. Bebekliğinden beri veterineri milyonlarca teste ilaca rağmen neyden kaynaklandığını bulamayıp xx üniversitesi veterinerlik fakültesine yönlendirdi bizleri. Oraya da gittiğimizde Mars’a sürekli geçici çözüm yaratan reçetelerle Mars’ın durumunu geçiştirdiklerini gördük. Serum tedavileri mi dersiniz her gün iğne tedavisi mi neler neler ama günün sonunda bu hayvanın nesi olduğunu kimse söylemiyor ve sürekli müdahale etmekten (para kazanmaktan) başka bir şey yapılmıyordu! Mars iyice zayıfladı ve resmen günden güne gözümüzün önünde ölmeye başladı tekrar bir umut diyerek profesörleri vardır umuduyla fakülteye götürdük ve Mars’a FIB teşhisi kondu!! ‘Yapılacak pek bir şey yok bağışıklığını güçlü tutacağız yaşadığı kadar yaşayacak’ dendi. Hepinizin tahmin edebileceği gibi bir hayvan sahibinin kabul edeceği ya da duymayı kaldıracağı bir teşhis veya tedavi planı bu olamaz, olmamalı da! Günlerce internetten İstanbul’da gerçekten iyi olan veteriner hekimleri araştırdım ve bu araştırmam devam ederken bir gece Mars çok fenalaştı ve nefes alamamaya başladı. Sürekli öksürüyor gibi ses çıkarıyor ve gözlerini kısarak bakıyordu. Gerçek anlamda çaresiz bir şekilde hiç tanımadığımız ama araştırdığım kadarıyla en iyisi denilen Ada Veterinerlik’te Veteriner Hekim Evrim Bey’e gittik. Şansımıza o gece Evrim Bey nöbetçiydi ve baştan sona Mars’ın 1 yıllık tedavi (sözde) sürecini dinledi ve notlar aldı (daha önce hiçbir veteriner yapmadı bunu) ve Mars’ın sondalanması gerektiğine karar verdi. Bunca zamandır milyonlarca müdahaleye rağmen çocuğumun geldiği son nokta buydu hayvan nefes alamıyordu ve çözümü sonda deniliyordu. Gerçekten defalarca çözümsüz kalmanın verdiği inançsızlıkla bu çözümü sorguladım. ‘Ciğerlerine bakmamız lazım nefes alamıyor’ dedim. Süreç o kadar yıpratmış ki beni sürekli söylediklerine itiraz ettim ve hekimliğini kendi içimde sorguladım. Evrim Bey doğru olduğu bildiği yoldan hiç vazgeçmedi tam üç saat boyunca neden sondayı talep ettiğini sabırla anlattı. Yanlış okumadınız tam üç saat! Ne veterinerler gördüm bir iğneye 50 tl alıp gönderip çocuğuma sanki bir eşyaymış gibi yaklaşan ya da sanki alnımızda ‘para kasası’ yazıyormuşçasına ortada bir canlının sağlığı söz konusu değilmişçesine davranan. O yüzden Evrim Bey o günkü sabrı ile bizlere aslında aynı paydada olduğumuzu Mars’a en az bizim kadar yardımcı olmak istediğini ve bunun hiçbir maddi karşılığı olmak zorunda olmadığını çünkü ortada ‘ Bir Can Olduğunu!’ hissettirdi. Hayatı boyunca veterinerler Mars’a eldivenler ve battaniyelerle yaklaşırken Evrim Bey buna hiç gerek bile duymadı. Hayvanın dilini anlamak işte buydu!! Ve oğlum FIB değildi yanlış teşhis konulmuştu. İki ay boyunca Evrim Bey hep araştırdı ve farklı tedavi prosedürleri uyguladı. Her yeni ilaç tedavisinde bu ilacı neden kullandığımızı bizlere ayrıntıları ile anlattı. Sürekli durumunu sordu hatta yıllık izninde bile Mars’ın durumunu her gün takip etti. Uzman ekibine konuyu aktararak tatilde olmasına rağmen Mars’ı özveri ile takip etti. Evrim Bey iki ay içerisinde Mars’ın sorununu çözdü şimdi oğlum bir yıldır hiç olmadığı kadar mutlu ve huzurlu. Halen ilaçları devam ediyor ve Evrim Bey oğlumu takip etmekten hiç vazgeçmiyor. Öz çocuklarımızdan farkı olmayan hayvanlarımızı gerçekten gözü kapalı emanet edebileceğimiz başka adres tanımıyorum. Para kaygısı olmadan, fedakar, emek veren, sürekli araştırma azmine sahip, hayvana ve sahibine içtenlikle yürekten yaklaşan Evrim Bey alanında gerçekten eşsiz! Mars ve bizim için Evrim Bey ‘Yılın En İyi Veteriner Hekimi’ Oscar’ının sahibi! İyi ki var, İyi ki karşımıza çıktı! Gerçekten teşekkür ederiz.” Yazan: BD 30-07-2018 “Üç kedi sahibiyim iki british shorthair bir Scottish fold; bir tanesinde aşı yeri sarkoması, bir diğerinde Scottishlerin genetik hastalığı eklem üremesi hastalığı vardı. Aşı yeri sarkoması olan yavrumda 2017 Kasım ayında ufacık bir beze çıktı. O dönem gittiğimiz hekim yağ bezesi diyerek beklememizi söyledi. Beze büyümeye başlayınca xx Üniversitesine gittik teşhis konuldu ve her halukarda ölür biraz daha büyüsün dediler yine bekledik. Biraz daha büyüyünce artık aldırmamız gerekiyordu çünkü çok hızlı büyümeye başlamıştı. Ocak 2018’de ilk operasyonunu geçirdi. Hekimi kötü huylu bir tümör olduğunu ve 2 Ay ile 2 sene arasında bir ömrü olduğunu yaptığı operasyon sonucu en az 6 ay tümörün geri gelmeyeceğini söyledi. Yavrum poliklinikten çıktıktan 2 hafta sonra daha toparlanamadan tümör bir kez daha çıktı. Bu sefer ben başka bir hekim aramaya başladım çünkü operasyonu yapan hekim olur öyle zaten bu tümörün verdiği ömür 2 ay zaten ölecek bekleyelim dedi. Tabi şuan bunları soğukkanlılıkla yazıyorum ama o dönem çok ağır geldi! Asla söylenmemesi gerekirdi. Neyse. Bu siteden Evrim Bey’in ve Eşi Özlem Hanım’ın hastalarına yaklaşımlarını ve tedavilerini okudum yaptığım araştırmalarda Ada Veteriner Polikliniğinde hem ilgi vardı hemde hastalıkla savaşma konusunda oldukça olumlu yazılar vardı. Mart ayında Evrim Bey’e telefonda teşhisten bahsettim. Yavrumu ve sonuçları gördükten sonra süreçten bahsetti kurtula da bilir kaybedebiliriz de dedi ve sürecimiz başladı. İlk fark ettiğimde Evrim Bey’e götürseymişim şayet Işın tedavisiyle kurtulabileceğimizi ama şuan uzun bir sürecimiz olduğunu söyledi. Gittiğimizde fındık büyüklüğünde tümörü vardı, Işın tedavisiyle başladık her hafta Işın aldı ve o hızla büyüyen tümör küçülmeye başladı. Evrim Bey yakından ilgilendiği için tümörün boyutunu ve ne yapmamız gerektiğini gün gün bize anlattı. Işın tedavisi bittikten sonra tümörü tekrar büyümeye başladı. Evrim Bey tümörün çok agresif olduğunu ve operasyonun şart olduğunu tümörün büyüklüğüne ve yerleştiği yere göre komple temizleyip kalan yerlere elektro kemoterapi uygulayacaklarını söyledi. Operasyonu Evrim Bey’in eşi Özlem hanım yaptı. O süreçte yavrumun durumu , operasyonun nasıl geçtiği an an bize anlatıldı. Özlem Hanım kanserli tüm hücreleri alabilmek için yavrumu incitmeden büyük bir kısmını kesip aldı. Çok derinden alındığı için elektro kemoterapiyi uygun görmeyip yapmamışlar. Yavrumun operasyon bölgesinde neler olduğunu tüm detaylarıyla çizerek anlattılar kasların bir kısmının alındığını sağlıklı olan kasların birbirine dikildiğini çok ağır bir operasyon olduğunu ve ilk gecenin çok önemli olduğunu anlattılar. Geç saate kadar poliklinikte yavrumu bekledim benim bekleyemediğim saatlerde hepsi birbirinden kıymetli hekim arkadaşlardan nöbetçi olan saat başı her ilaç verdiğinde sabaha kadar bilgilendirdi. Ben oradayken ilaç içmeyi reddeden yavrum için geç saatte Evrim Bey’in kendisi geldi, yavrumla konuşarak incitmeden korkutmadan yavruma ilacı içirdi. Operasyondan sonra Evrim Bey’in takibi devam etti. Hastalık nüksedecek gibi oldu bu sırada Evrim Bey araştırmaya devam etmiş ve bir ilaç tavsiye etti. İlacın içerisindeki etken madde bizim tümörümüzün geri gelmesini geciktirecek bir maddeymiş. Kanser ilacı olduğu için tedarik etmesi zor bir ilaç ben kendim Trabzon’da bir eczaneden buldum getirticekken Evrim Bey’de bir yandan ilacın tedariki için yardım etti getirttik ve ilacı vermeye başladık. Başladık diyorum çünkü benim yavrum biraz cins katiyen biz verince içmiyor. Türlü yollar denedik suda erittik verdik içmedi, yaş mamayla denedik olmadı, tüp vitaminler, süt , mamasının içine karıştırma vs. asla içmedi. Biz bu nedenle her akşam polikliniğe gidiyoruz. Hatta her hekimden de içmiyor, Evrim Bey ve iki hekim arkadaşımız dışında çok zorlanıyoruz. Yaklaşık 2 aydır düzenli olarak her akşam ilacı Ada Veterinerde arkadaşlar içiriyorlar. Bir gün olsun asık suratlı ilgisiz herhangi bir hekim görmedim. Sağolsunlar! Yavrum şuan çok iyi! Sanırım kurtulduk artık.Baştan sona Evrim Bey’in ilgisi alakası sayesinde yavrum kurtuldu! Ek olarak bu tedavi sürecinde eklem üremesi teşhisi çok geç konulan Scottish olan yavrum ağrısı olduğu için yürüyemiyordu. Biz ağrısını kessin diye Metacam veriyorduk ama onun da fazlası zararlı olduğu için yeterli gelmiyordu. Evrim Bey bir ilaç tavsiye etti hatta ilacı kendisi verdi o ilacı kullanmaya başladığımızdan beri yaklaşık 3 aydır o sürekli uyuyan yürüyemeyen yavrum evdeki uçan haşerelere hopluyor. Beslenme düzeninde sıkıntı olan diğer yavrumun da bu süreçte beslenmesini düzene oturttu. Yani benim yavrularımın dertlerine deva oldu. Başı çok kalabalık genelde ama , ilgili ve inanılmaz bilgili bir hekim! Çaresiz kalınca gitmeyin siz sürecin en başında tanışın Evrim Bey’le. Evrim Bey’e Eşi Özlem Hanım’a ve diğer hekim arkadaşlara minnettarım.” Yazan: Burcu Asena Şahin 17-06-2018 “Köpeğim Fiyonk 2 aylık bir Yorkshire Terrier. Fiyonk aldığımız günden beri halsizdi. Yemek de yemiyordu. Aldığımızın 2.-3.gününde gece fenalaştı. Elimize aldığımızda cansız gibiydi. Kafası çok fazla geriye gidiyordu. O gece iki kez acile götürdük. İzotonik ve dekstroz serumları taktılar. İzotonik sonrası nöbet geçirmeye başladı. Birkaç gün böyle sabah akşam doktordaydık. Enfeksiyon kapmış dediler. Bir başka veterinerse kesinlikle gençlik hastalığı olduğunu söyledi. Bunun üzerine Türkiye’de gençlik hastalığının NDV aşısıyla tedavisini yapan kişiyle iletişime geçtim. Köpeğimin nöbetlerini görünce, bir şey yemediğini, yediklerini kustuğunu duyunca kesin öyle olduğunu söyledi ama şekerli serumun Fiyonk’u iyi etmesi onu da şüpheye düşürdü. Yine bir gece acile gittiğimizde sonunda gençlik hastalığı ve parvo tahlili yapıldı. Gençlik negatif, parvo pozitif çıktı. Fakat köpeğim ishal bile değildi. O güne geldiğimizde artık durumu çok çok ağırdı. Orada yoğun bakıma bırakmak zorunda kaldık. 3.bir tedaviye başlandı bu kez parvo tedavisiydi bu. Gittiğimde kendisini hiç iyi görmüyordum orada da yemek yediremiyorlardı, yediğini kusuyordu. Bu sırada bu sitede Evrim Egeden’e ve benzer şeyler yaşayan birinin yorumuna rastladım. Lökosit sayılarıyla ilgili bir yorum vardı ben de Fiyonk’ta da lökositin çok olduğunu öğrendim. Bunun üzerine Evrim Beyle iletişime geçtim kendisi Fiyonk’u görmeyi kabul etti. Bebeğimi yoğun bakımdan aldım Ada Veteriner’e geldik. Evrim Bey hemen bize gidip bir danone almamızı söyledi. Teacuplarda şekerin düşük olabildiğini söyledi. Cici Bebeli Danone aldık, Evrim Bey şırıngayla yedirdi Fiyonk’a. Kusup kusmayacağını anlamak için bekledik. Ayağa kalkıp kalkamadığına baktık. Oğlum neyse ki kusmadı da ayağa da kalktı. Evrim Bey, oğlumun durumunun iki bakteriden kaynaklanabileceğini söyledi. İkisinin de ilacını yaptı. Aynı zamanda da bize o sırada 750 gram olan oğlum 1,5 kiloya varana dek ona yerse saatte 1 olmadı 2 saatte bir şırıngayla bir doz danone vermemizi söyledi. İlk günlerde yere bıraktığımız an yatan, sonraları nöbetler geçiren baygın yatan oğlum, şuan kıpır kıpır, evde durmadan koşuşturuyor. Evrim Bey’e çok minnettarım. Benzer bir durum yaşıyorsanız kesinlikle kendisine bir gösterin yavrunuzu. Danone’yi de kesinlikle deneyin. Evrim Bey kusarsa bunun yemek değişikliğinden olmadığını anlayalım diye danone’nin çeşidini de, verdiğimiz mamayı da aynı tutmamızı söyledi. Biz günlerce perişan olduk siz benim yaptığım hatayı yapmayın ve ilk olarak Ada Veteriner’e gidin. Evrim Bey işinde yetkin, Ada Veteriner de çalışan diğer herkes de sıcakkanlı, güler yüzlü insanlar. Kesinlikle tavsiye ediyorum benim bebeğimin hayatını kurtardılar.” Yazan: Icankat 04-06-2018 “Bir kedi dissiz yasar mi? Yasar hem de cok mutlu cok saglikli yasar. Kedimin agzindaki dislerin hepsi enfeksiyon nedeni ile cekildi. Ameliyattan ciktigi gun kendiliginden agzinda dikisleri olmasina ragmen islak mama yedi. 3 hafta sonra ameliyat yaralari iyilesince de eskisi gibi kati mama yemege basladi. Simdi eskisinden cok daha mutlu bir kedi. Ada Veterinere, sahipleri Evrim Egeden’e ve basarili ameliyati yapan esi Ozlem Egeden’e beni dogru yonlendirdikleri ve kedimi cok buyuk bir iztiraptan kurtardiklari icin tesekkur eder. Aklinizda soru isareti varsa Ada Veterinere danismanizi tavsiye ederim. Onlara guvenerek en dogrusunu yaptim. Kedimin disindeki enfeksiyonun baska organlara sicramasini engelleyerek omrunun uzamasini sagladilar. Inanin dissizde kati mama yiyebiliyorlarmis. Gonul rahatligiyla bu sorumlulugun altina girebilirsiniz. Icininiz rahat olsun. Korkmadan yaptirabileceginiz bir islem.” Yazan: Umut 25-01-2018 “2 ay önce artık evin bireyinden farkı olmayan, 14 senedir bizimle beraber olan 17 yaşındaki kedimizin idrar zorluğu ve kanlı idrar nöbetleriyle sarsıldık. mahallemizden uzun senelerdir tanıdığımız bir veteriner yanlış teşhis, diğeri de şahsi sebeplerden ameliyat tarihini öteleyip başkasını tavsiye edince, kan nöbetleri halinde gelip 1 saat boyunca kan dökmesine sebep olan ne olduğunu anlayamadığımız şeyle başbaşa kaldık. işimi gücümü bırakıp umutsuzca veteriner araştırmaya başladım. piyasada o kadar çok veteriner adı altında ticarethaneye ve kasaba dönen işletme var ki; sorumluluk almak istemeyen, aşıdan traştan başka birşey yapamayan, sürekli hayvan sahipleriyle davalık olan herkese hekim, üstat sıfatı dağıtılmış. Siteniz vasıtası ile onkoloji alanında donanıma sahip olan Sayın Evrim Egeden ile tanıştık. İlk muayene gittiğimiz günden kendisiyle tanışana kadar 2.5 hafta oyalanmışken, kendisi ve saygıdeğer eşi Özlem Egeden bizlere doğru tanıyı koyup ilk etapta idrardan patoloji yaparak kitlenin idrar yollarında oluşan tümör olduğunu bildirip 4gün içerisinde ameliyat tarihi verdi ve kitle tertemiz olarak alındı. Bugün ameliyat tarihinden sonraki 2.ayımıza giriyoruz, ve çok şükür ki canımız Kasım ayındaki neşesine, idrar düzenine ve iştahına döndü, kanser olduğu için elbet kontrollerimiz devam ediyor. Evrim Bey ve Özlem Hanım her gelen misafiri kendi hayvanı gibi görüp ellerinden geleni yapıyorlar, bunu benimle gerek ben aramadan beni arayıp bilgi istemelerinden gerek ben ufacık bir soru sorduğumda sıkılmadan, ikilemeden 1 günlük kedi bakanın bile anlayacağı şekilde anlatarak ve yanlarında bulunduğum süre boyunca bana gösterdiler. Ve en önemlisi de ben oldum, iş yürüyor demeden halen araştırıyorlar sürekli yeni gelişen şeyleri takip ediyorlar bunun ışığında da en doğru tedaviyi uyguluyorlar. Ben sizlerin yazılarınız sayesinde bu güzel insanlarla tanıştım, buraya da notu düşmek istedim. İyi ki varsınız ve umuyorum daim olursunuz Evrim ve Özlem Egeden çifti, çünkü Şesut ve biz sizleri çok sevdik, daha kurtaracak çok can güldürecek çok yüz var..:))” Yazan: GB 09-12-2017 “Hepatic lipidosis teşhisiyle 2 ay süreyle farklı veterinerlerde yapılan yanlış tedaviler sonucu 3 kilo kaybettikten sonra ölmek üzere olan 3.5 yaşındaki tekir oğlumuzu artık ümidimizi kaybetmişken bir tanıdığımızın tavsiyesiyle ada veteriner evrim egeden’e götürdük. Götürdüğümüz 3. veteriner olduğu ve durumu çok kritik olduğu için, bunların yanı sıra artık kimseye de güvenimiz kalmadığı ve maddi anlamda da çok yıprandığımız için yaşadığımız bu uzun ve zor süreci ve hissettiklerimizi açıkça kendisine anlattık. 2 ay boyunca gözlerimizin önünde eriyen, bu süre boyunca hem tedavi sürecinin zorluğundan, hem de bunun getirdiği psikolojik sebeplerden hiçbir şekilde kuru mama yiyemeyen oğlumuz, evrim beye bıraktığmız 2. günde kuru mama yemeye başladı. İlk götürdüğümüzde evrim bey tablonun son derece kötü olduğunu ve ölmek üzere olduğunu ama elinden geleni yapacağını söyledi. Son derece dürüst, asla sizi ihtiyacınız olmayan ve size hiç yardımcı olmayan gereksiz ve yalancı kibarlıklarla yormayan ve vaktinizi almayan, genel durumu, olabilecekleri ve yaptığı tedaviyi açıklıkla bıkmadan usanmadan anlatan, maddi anlamda da elinden geldiği şekilde yardımcı olan biri. Cholangio hepatit teşhisi koyduğu yavrumuz, evrim beyle geçirdiği 1 hafta, diğer veterinerlerde harcağımız toplam 2 ay süre sonunda evine döndü ve tedavisine evde devam etmeye başladık. Yavrum artık 3 haftadır evinde ve 1 kilodan fazla aldı. Evrim bey sıklıkla arayıp nasıl olduğunu soruyor ve ben ne zaman yazsam geç saatlerde bile olsa mutlaka cevap veriyor. 2 aylık kabus gibi bir süreçten sonra kedimizin şu an hiçbir şey olmamış gibi bizimle evimizde, koynumuzda yatıyor, gırlıyor olmasına hala inanamıyorum. Bu işi yalnızca ticari kaygılarla yapan, nasılsa hiçbir şeyden anlamıyorsunuz diye sürekli tıbbi terimler kullanan ve kafanızı daha çok karıştıran, bir dediği bir dediğini tutmayan bu insanlardan sonra imdadımıza deyim yerindeyse bir mucize gibi yetişen evrim beye borcumuzu asla ödeyemeyiz. Anadolu yakasında oturuyorum ama artık sadece kritik durumlarda değil, rutin işlemler için de kendisine gideceğim, size de kesinlikle tavsiye ediyorum, canınız kadar sevdiğiniz yavrunuzu gözünüz kapalı teslim edebileceğiniz bir melek evrim bey resmen.” Yazan: aishenoure 22-11-2017 “Yaklaşık 3 yıl önce dışkısında kan olduğunu fark ettiğim kedimi bir sabah banyoda buz gibi olmuş vaziyette yatarken bulup, sabahın 07:00 sinde kucağımda kedimle açık veteriner ararken Ada Veteriner polikliniği çıktı karşıma… Bu hikayeyi özet geçeceğim. Çevremdekilerin ölmüş bu bırak uğraşma dedikleri kedim, Evrim Bey’in doğru teşhis ve tedavisi sayesinde bu gün 4 Yaşında. Asıl hikayem ise köpeğim Paki ile ilgili. Kızım 12 yaşında ingiliz cocker spaniel, 5-6 yaşlarında sırtında et beni şeklinde küçük bir oluşum başladı. O zaman ki veterinerimize sorduğumda birşey olmaz ondan boşver deyip geçiştirmişti… aradan yıllar geçti zaman içinde o küçük oluşum büyüdü ve enfekte olmuş ceviz büyüklüğünde bir kitleye dönüştü. 9 yaşındayken çenesi ile boynunun arasında küçük bir kitle oluştu. Hızla büyüdü… yine veterinerimize gittik. Ve bize, ameliyatla alınması gerektiği ancak yaşı dolayısı ile bu operasyonun sadece veterinerlik fakültesinde yapılabileceği söylendi. Bende Evrim bey’ e götürdüm. Evrim bey bunların ameliyatla alınabileceğini ve sonrasında biopsi ile tümörlerin niteliğini öğrenebileceğimizi söyledi. Ameliyat öncesi yapılan EKG ve diğer testlerde Kalp problemi fark edildi. Veterinerlik fakültesinden bir hocamıza danışalım dendi. Hocanın teşhisinde sağ kalp kapakçığının problemli olduğu ve kızımın ameliyata girmemesi önerildi. Yazılan ilaçları kullandık. aradan yaklaşık 4 ay geçti. Kızım bir akşam çılgın gibi kaşınıyordu, boynun altındaki tümörden bir parça koparttı. Kanamayı durdurmaya çalışırken sırtındaki yarada bir hareket fark ettim hemen Ada’nın yolunu tuttuk. Kızımın sırtındaki tümör de kurtlar vardı. Titizlikle temizlendi ve antibiotik ve içeriğini şimdi hatırlamadığım iğneleri yapıldı. İlaç tedavisinin sonucunda tümörler çok küçüldü ve temizlendi. Bu arada Pakinin diş ve ağız sağlığı da berbat durumdaydı. Anestezi yasak olunca bu problemlede ilgilenemedik. Bir kaç ay sonra pakinin durumu yine kötüleşti. Tekrar Evrim Bey e götürdüm ve operasyonun mutlaka yapılması gerektiğini söyledi. Sonuçta 1000 tane riskimiz vardı şimdi ise 2000 tane var dedi. Ameliyat günü yapılan kan testi sonuçları oldukça kötü idi. Anemik bir durum söz konusuydu ve enfeksiyon oranıda çok çok yüksekti. Ameliyattan vazgeçsek bile en fazla 2 ay dayanabileceğini söyledi. Ameliyatın 3 aşama olacağını ilk önce boynunun altındaki kitlenin alınacağını ve durum iyi giderse sıra ile sırtı ve dişlerinin halledileceğini, durum kritik olursa diğer aşamaya geçilmeyeceğini söyledi. 2 saat süren operasyondan sonra kızımı yanıma getirdiler. Aradan 1 ay geçti halen inanamıyorum. Patoloji sonuçları yeni geldi ve kızımın her iki tümörü de kötü huylu ve tekrarlama riski çok fazla… Evrim Bey sürekli araştırıyor, bilgilendiriyor ve kontrol ediyor… sonuçta kızım 12 yaşında ve zor zamanlar geçirdi… Kızımı ağrısız, kanamasız ve neşe içinde görmeyi çok özlemiştim… Evrim bey sayesinde hayatın biraz daha tadını çıkarabilecek olması bence mucizevi. Eğer veteriner hekiminiz Evrim bey ise mantığınıza uymayan hiç bir tedavi için çabalamaz, boşa kürek çekmezsiniz. Ben hep güvendim ve güvenmeye devam edeceğim.” Yazan: onur 13-11-2017 “Evrim bey ile yollarımızın kesiştiği nokta kedimiz arwen de kan hastalığı olması ile oldu.Arwenin kan değerleri hct:6 hgb:2ydi. Önceki veterinerimizde bir kan nakli olmuştu ama bir hafta sonra değerler gene bu seviyeye düşmüştü.Daha sonra xx üniversitesine gittik ve orda biz yaklaşık 2 sayfalık bir reçete verdiler ve her türlü kötü bir duruma hazırlıklı olmamızı söylediler.Bu arada 2. kan nakli için donör arıyorduk ve bulduğumuz donörün sahibi bize Evrim beyi önerdi ve hemen oraya gidip ikinci nakli gerçekleştirdik.Nakil sonrası 2 haftalık bir sürede arweni klinikte misafir ettiler. Verdikleri ilaç sayısı xx üniversitesinden sonra yok denecek kadar azdı. 2 haftalık süreçten sonra kan değerleri normal seviyesine çıktı ve eski arwene kavuştuk. Bu süreçte Evrim bey ve ekibi her türlü yardımda bulundular. Bu işi diğer veterinerler gibi para için yapmadıklarını ve hayvanseverliklerini bize kanıtladılar. Kan hastalıklarıyla veya herhangi bir başka hastalıkla ilgili olarak ADA veteriner kliniğini sonuna kadr tavsiye ediyorum. Gözünüz kapalı gidebilirsiniz.” Yazan: Dilek 30-10-2017 “Evrim Bey; tanıdığım veterinerler arasıda,can dostumu, can yoldaşım Fıstığımı gözüm kapalı içim rahat tedavisini yaptırdığım tek geçtiğim eşine ve kendisine saygı duyduğum minnet ve teşekkür borcumun asla bitmeyeceği gerçek bir veteriner hekimimizdir. 2 yıl önce canyoldaşım kedim Fıstığın sağ kalça üzerinde fındık tanesi kadar bir şişlik elime gelince fıtık olabileceğini düşünerek direk Evrim beye götürdüm.Daha önce hiç duymadığım kötü huylu tümör ( Yumuşak doku tümörleri) ile malesef o gün tanışmış olduk. Teşhisi Evrim bey koymuştu. Ben kedim Fıstığı ertesi gün xx Veteriner Kliniğinde adını şuan hatırlayamadığım İstanbul Üniversitesinde hocalık yapan başka bir veterinere daha gösterdim. Evrim beyin aynen dediği gibi malesef tümördü. xx kliniğindeki hoca hemen yarın getirin hç beklemeyelim ameliyat ile alalım bu tümör 6 aya kadar öldürür kedinizi dedi ve hemen ameliyat önerisinde bulundu. Ertesi gün tekrar Evrim bey’e gittik. Evrim beyin kedim Fıstık için ( aşı sorkomu tümörü için )uygulayacağı tedavi yöntemini bana uzunca anlattı. Öncesinde tümörün bulunduğu yere ışın tedavisi yapılması gerektiğini ışın yapılmadan olan ameliyatlarda tümörün 6 ay sonra tekrar edebileceğini söyledi.Daha sonra kandeğerlerine bakılıp ameliyata alınması gerektiğini anlattı. uzun süren bu tedavi sürecinde Evrim Beyin disiplini,sabrı ve anlayışı beni çok rahatlattı. Doğru teşhis, doğru hekim, ve doğru tedavi yöntemi ile benim dünyalar tatlısı Fıstığım (maşallah) hastalığını atlatalı 2 yıl oldu ve gayet sağlıklı. Sabır ve güven bu süreçte en çok ihtiyacınız olan tekşey. Tekrar tekrar Evrim Bey ve Eşi Özlem hanıma ne kadar teşekkür etsem az olur. Sevgilerimle sizi çok seven Fıstık ve Dilek :)” Yazan: ARZUM AKIN 05-10-2017 “3 Yıllık mücadelem zaferle sonuçlandı.Üstelik bir beklentisi olmadan sadece mesajlarla tavsiyelerle artık normal bir hayata geçmemi sağladı.Kedim belki de sayenizde ölümden döndü.1. yaşında xx Veterinerlik fakültesinde kısırlaştırma ameliyatına aldırdığım kedimi kısırlaştırma yapamadılar.Testislerinin keseye düşmediğini ve biraz daha beklememi söylediler.Narkoz verilip ameliyat denendikten sonra oldu.Ertesi yıl kedim evin heryerine çiş yapmaya başladı.Çok seviyorum ve ne olursa olsun vaz geçmek istemiyorum.Geçici annelik yapıyorum başka hayvanlara ve aynı zamanda yuva sağlıyorum, tedavi ettiriyorum.2. yılında kedimi Ankara da xx Hastanesinde xx beye götürdüm.Birsürü masraf ve tahlilden sonra ameliyata alındı ve yine testisini bulamadılar.Çiş yapma sorunu içinse dışarda yaşayabileceği söylendi.Kedim dışarı gittiği vakit başka hayvanları bana ödül olarak öldürüp getiriyor.Hiç bir canlının ölmesini istemiyorum.kedimin çiş olayı iyice artmaya başladı.O derece ki 10 dakika da 4 defa koku bırakıyordu.Bu sene xx hastanesine götürdüm.xx bey bana bütün belirtilerin testisinin olduğunu söyledi ve tomografi çektirmem gerektiğini söyledi.Tomografi çekildi ve 3 Radyolog baktı.Teşhisleri 1 tanesi lenf bezi dedi 2 tanesi ise testis olduğunu söylediler kasık bölgesinde.Haliyle tomografi muayene çok masraflı bir iş ve üstüne ameliyat ücreti de çok pahalıydı açıp bakacağız dediler.Bir tanıdık vasıtasıyla Fakülte de Prof. xx'e tomografiyi götürdüm.Oda bana tomografide anlaşılamayacağını bu işin kolay olduğunu ve açıp kendisinin alabileceğini söyledi.Bu süreçte 1 kere de hormon tedavisi oldu zararlı olduğunu biliyordum ama testisi var mı yok u ne olacak emin olalım dediler hormon iğnesi yaptılar.Ameliyattan çıktığında başımdan aşağı kaynar sular döküldü.kuruk sokumuna kadar açmmışlar ve attığı çığlıklar hala kulağımda.Ve morfin yapmışlar.Bu durum morfin yapılmış haliydi.Hemen özel bir hastanede yoğun bakıma aldırdım.18 gün kaldı yine düzelmedi.Başka bir hekime götürdüm sonda takıldı günlerce tedavi sonrası çocuğuma kavuştum.ve artık ameliyatı kaldıracak durumda değil onu biliyordum.Siz olsanız ne yapardınız diye sormak istiyorum.Sürekli duvarlara kadar koku bırakan bir evladınız var.kimse almaz ki bende vermem.Sokaklarda ömür çok kısa sokağa atamam.Kriptorşid ile ilgili zaten bütün yazıları okumuştum tekrar makale yazan dr. lara mesaj attım.Bir dr. bana Evrim Egeden beyi önerdi.Kendisine konuyu anlatan bir mail yazdım.Ankaranın neredeyse isim yapmış yerleri ve hekimlerine götürdüm ve neredeyse bebeğimi kaybedecekti.Hiçbir maddi çıkarı olmadan beni aradı ve bilgi aldı.Bir sürü tavsiyelerde bulundu.En önemlisi de boşuna ameliyat olduğunu söyledi çocuğumun.O kadar acı çekti ve bu vicdan azabını her dikişlerine baktığımda yaşarım.Şimdi oğlum artık çiş yapmıyor.Birde kız kardeşi var.Olayı anlattığım birçok dr nasıl yani demişti, kısırlaşmıştır daha önce demişti yada getirin açalım bakalım demişti.Birilerinin prof. vs olması herşeyi bildiği anlamına gelmiyor.Olmuyorsa riske girmenin bir anlamıda yok.Evimde ki koku gitgide azaldı ki ben bile inanamıyorum.Oğlum şu anda mutlu ilaç da kullanıyor en önemlisi koku bırakmıyor.Birçok hekim tek testis durumu gördüğünü ama 2 testis olmadığını görmediğini söyledi.Evrim beye ne kadar minnettar olduğumu kelimelerle ifade edemem.karşılıksız bir şekilde ne gerekiyorsa yardımcı oldu.Gece gündüz videolar gönderdim.Bana dediği en önemli şey çocuğunuzu çok seviyorsunuz başkası olsa onu ya uyutturur yada bırakırdı.Böyle insanlar var mı bilmiyorum.Ben pes etmedim ve söylenen hiçbirşey beni ikna etmedi.Bana testis bulunup alınmadığı sürece hep yapacak dendi.Kendisine minnetarım.Çok teşekkür ederim hocam.İyi ki sizi tanıdım ve iyiki gerçekten hayvanları seven bir hekimsiniz.Kesinlikle tavsiye ediyorum.Siz çocuğumun hayatını kurtardınız ve tabi benim hayatımı da.Çok teşekkür ederim.” Yazan: Sema 03-10-2017 “Ben Bodrum’da yaşıyorum ve 6 yaşında maalesef burada kötü bir kısırlaştırma operasyonu sonrasında gördügü tedavi sonrası metabolizması bozulmuş 8,5kg agırlıgında ‘kızım” dedigim çok konuşkan, çok hisli bir kedim var. Burada operasyon sonrası degiştirdigim bir başka veteriner ile gerekli saglık ihtiyaclarını görüyorduk. Birgün kızım hiç yapmadıgı halde evin içine kaka yapmaya basladı, daha sık konuşup birseyler anlatmaya çalıştı derken ertesi gün agzından kan damlamaya başladı ama taze kan hemen veterinerine götürdüm, 1 hafta tüm tetkikleri yapıldı derken kan paraziti oldugu söylendi, gerekli antibiyotik verildi ancak kanaması geçmeyince klinikte kaldi orada tüm vitaminler yapıldı ama kan degerleri çok düştü artık adım atacak hali kalmamıştı, agzı, dili, göz kenarları bembeyaz oldu. Tüm ugrasılara ragmen kanamanın sebebini ve dolayısıyla anemisinin sebebini bulamadık ve artık tüm ümidimizi yitirmiştik. Öyle bir noktaya gelmiştim ki uyutmayı düşünmeye başlamıştık. Istanbul’da hayvanları çok sevip ilgilenen bir arkadaşım Evrim bey’i tavsiye etti. Kedimi Istanbul’a götürme şansım olmayınca Evrim bey o güne kadar yapılan tüm tetkikleri istedi ve bana verilmesi gereken ilaçları nasıl kullanmam gerektigini hem sözlü hem yazılı olarak verdi ve hergün durumunun nasıl oldugunu takip etti. Hala tedavisi sürüyor ama şişkocum suan eski saglıgında görünüyor. Belki ciddi bir hastalık ve ilaçlar yetersiz kalacak ama herseye ragmen şuan eskisi gibi canlı ve neşeli. Evrim bey’i anlatmama kelimeler yetmez ve onun gösterdigi alakayı, hayvanlara ve hayvan severlere verdigi degeri anlatamam. Uzaktan, telefon ve fotograf ve videolar la maddi kaygıyı bir kenara koyarak elinden gelenin en iyisini yapıyor olması zaten benim için ”en iyisi” demektir. Kedimin hastalıgının detayları o kediye mahsus ama iyi bir veteriner her hayvana gerek. Teşekkürler Evrim bey, iyi ki varsınız. Umarım hayvan sever herkes sizin için yazdıklarımızın içtenligini hisseder ve sizinle iletişime geçer, çok ama çok tavsiye edilesi bir insan ve meslegini çok ciddiyetle yapan bir veterinersiniz. Size çok teşekkür ediyorum.” Yazan: Bilge Aksu 09-08-2017 “FIP teshisi konulan kedimi hayata donduren veteriner Evrim Egeden: Yaklasik 5 ay once bir gun kedim Tahsin’in dis etlerinde hastalik oldugunu farkettim ve oturdugumuz yere yakin bir veteriner klinigine gittik, dis etleri temizlendi genel anestezi altinda. Eve geldigimizde her sey normaldi ancak 3-4 gun icerisinde kedim gittikce kotulesti, yemek yiyemez, yuruyemez, sadece oturdugu yerde agzi yari acik hizli nefes alir hale geldi. Once ameliyati yapan klinige goturduk, bir gece orda gozlem altinda kaldi, fakat sonra eve yollandi, gececegini soylediler. Ardindan Nisantasi’nda tavsiye uzerine baska bir klinige gittik ve kedimize kan testi yaparak FIP pozitif oldugu soylendi. Kan degerleri berbat durumdaydi, genel hali cok kotuydu, ve rontgende goguste ciddi sivi birikmesi gorulmustu. Kedimin ancak 2-3 gun yasayacagi bu hastaligin tedavisi olmadigi soylendi. Tabii dunya basimiza yikildi o gun yasadigimiz uzuntuyu birlikte yasadigi canliyi bizim gibi cocugu yerine koyanlar anlar ancak. Klinikten ciktik evimize donerken yolda internette FIP nedir diye arastirirken Evrim Bey in konu hakkinda yazmis oldugu bir yaziya denk geldik, tam da Levent sapagina yaklasirken. Bir baktik ki Evrim Bey in klinigi de Leventte, hemen saptik bir gorus daha alalim diye. Gercekten Allah tarafindan oraya yollandigimizi dusunuyorum. Meger kedimin nefes alis verisi cok kritikmis, hemen yogun bakima alindi. Evrim Bey bize uzun uzun anlatti bu hastaligi. Bir tek kan testi ile (bize onceki veterinerde bakin kan testi pozitif cikti demek ki FIP denmisti) bu teshisin konulamayacagini anlatti. Zaten daha sonraki konusmalarimizda da kesin teshisin sadece gogusteki sividan ornek alinarak anlasilabilecegini ogrendik. Bunun disindaki her test FIP ihtimali yuksek veya dusuk seklinde yorumlanirmis. Biz de internette okudukca ogrendik ki bazi ne oldugu anlasilamayan durumlarda FIP denip geciliyormus ve zavallli kediler kurtarilabilecekken olume terk ediliyormus. O yuzden sizin de kedim FIP mi degil mi diye supheniz varsa bir saniye bile dusunmeden Evrim Bey e gitmenizi tavsiye ederim, belki sizin kediniz de yanlis teshis kurbani olabilir ve yasama sansi olabilir. Benim kedim Tahsin e donersem, Evrim Bey bize FIP in yuksek bir ihtimal oldugunu ancak yine de FIP olmadigini dusundugu bulgular da oldugunu ve kedimizi toksoplazma ya karsi tedavi etmek istedigini anlatti. Kendisi bize her asamayi uzun uzun acikladi, kitaplardan, konuyla ilgili guncel bilimsel makalelerden ornekler gosterdi. Biz de arastirdik buldugumuz makaleleri yolladik, hic vaktim yok okuyamam vs demedi, hep olumlu yaklasti bize, okudu inceledi, bizimle iletisimi hep cok yardimseverdi. Yaklasik 1 hafta Ada Veteriner Kliniginde kaldiktan sonra kedimizi eve goturduk gayet enerjik ve saglikli bir sekilde. 1 ay boyunca antibiyotik tedavisi devam etti ve son rontgende gorduk ki gogusteki sivi yok olmus ve kedimiz tamamen saglikli. Yasadigim mutlulugu anlatamam. Simdi Tahsin Ada Veterinerdeki hekimler tarafindan evde bakim programinda, Levent e biraz uzak oldugumuz icin gelip evimizde asilari ve bakimi yapiliyor. Tahsinin suan bir de evde arkadasi var, yine Evrim Bey tarafindan kurtarilan. Sitemizde gozu berbat durumda buldugumuz, apar topar gittigimiz en yakin klinikte kesinlikle gozu kurtulmaz denen bir yavru disi kedi. Onceki tecrubemize dayanarak Evrim Bey e ulastik, gelin bakalim dedi ve ilac tedavisine basladik, kedinin gozu ise suan neredeyse tamamen duzeldi. Bu arada bu sokak hayvaninin tedavisi icin hic bir ucret almadi bizden, tedavisi ondan bakimi bizden seklinde sagligina kavusturduk yavruyu. Evrim Bey’e ne kadar tesekkur etsem az. Iyi ki kendisiyle tanistik diyorum. Eger siz de kendisini yenileyen, guncel bilimsel gelismeleri takip eden, gercekten hayvansever ve yardimsever bir hekim ariyorsaniz kesinlikle Evrim Egeden ile tanismalisiniz. Kendisini siddetle tavsiye ediyorum.” Yazan: TUBA OLGUN 16-07-2017 “10 yıl önce ailemize 45 günlük bir kız dahil oldu. Ailenin 5. Ferdi olarak hepimizin üzerine titrediği 3. Kız kardeşti o çünkü. İsmi Çilek. Birbirimizi bulduğumuz için hem o hem biz çok şanslı olduğumuzu düşünüyoruz. Onun 2 evi var İstanbul ve Bursa’da. Bundan 40 gün önce Bursa da olduğu dönemde çileğin karnında çok kısa sürede belirgin olan şişlik ve çok sık idrara çıkmasıyla farketmiş olduğumuz rahatsızlığı üzerine xx veterinerliğine götürdük. Aynı gün içerisinde yapılan ve tüm gün süren kan,idrar,dışkı,ultrason,röntgen,karnından sıvı alımı gibi uygulamaları sonunda çileğin karnında futbol topu büyüklüğünde Tümör tespit edildi. Ve operasyonun çok riskli olduğu söylendi. Aile bir araya geldi Biz tüm cesaretimizi topladık ve operasyonu riskine karşın kabul ederek üniversitedeki hocayı yapılması gerekenler için aradık. Ancak kendisi inoperable olan bu vakanın ameliyat edilmesinin mümkün olmadığını, ameliyat yapılırsa masada kan kaybından kaybedeceğimizi, ve bu operasyonu yapması durumunda bir hekim olarak cinayet işleyeceğini belirtti. Yani ameliyat yapılamayacaktı. Aynı zamanda hekimin açıklamasına göre ameliyat olmasa da karnındaki hızla belirgin hale gelen tümörün hergün daha da büyümesi ve ardından karnında patlaması ile çileği çok kısa belki 1 hafta belki daha az sürede kaybedecektik. Belki kemoterapi tedavisi yapılarak tümör küçültülebilir ve o zaman durumu tekrar değerlendirebilirlerdi ancak düşük bir olasılıktı yine de. Ailecek çaresizdik , zamanımız çok kısaydı ve çok büyük bir kurumdan böyle bir yanıt gelmişti. Tüm eş dost tanıdıkları devreye soktuk. Farklı birkaç veteriner hekime götürdük. Bir kısmı onları dinlememizi belirtti. Ancak genel kanı durumun ciddiyeti ve kaybetme olasılığının yüksekliğiydi. Zaman hızla akıyordu. O haftanın sonu bayramdı ve bizim hiç zamanımız yoktu. Tam da bu anda ailemizin ablasının internet araştırmaları sonunda Dr. Evrim Egeden ile karşılaştık. Ablam Beni aradı Tuba bu doktor bizim umudumuz olabilir hemen arayalım belki ışığımız olur dedi. Bunun üzerine Salı akşamı Evrim bey’in kliniğini aradım cep telefonu ile kendisine ulaştım. Hiç tanımadığımız o ses bizim ışığımızdı evet. Öncelikle bana konuştuğum tüm hekimlerin aksine şunu söyledi. Bu durumun operasyonel olmadığını söyleyebilmemiz için vakanın neden kaynaklı olduğunu bulmamız tespit etmemiz gerek dedi. Eğer dalak kökenli ise operasyon yapabiliriz ancak lenf yada karaciğer ise evet operasyon yapamayız dedi. Bununla ilgili de detaylı ultrason çekmemiz ve ardından karar vermemiz lazım dedi. Eğer gelirsen hemen yarın üniversitedeki dersimi iptal ederim bu iş için zamanımız yok dedi. O gece Ablam Çilek’i Bursadan kaptığı gibi yanıma getirdi. Ertesi gün Evrim hocanın belirttiği saatte klinikteydik. Ultrason çekildi, çekilen ultrasonun ardından tümörün dalak kökenli olduğu ortaya çıktı. Ve hepimiz için ciddi bir umut doğdu. Aynı gün Evrim bey ameliyatı organize etti ve Çarşamba günü 16.30 da klinikte ameliyat için hazırdık. Tüm detay ve ayarlamaları biricik Hocamız Evrim bey organize etmişti. Çok riskli bir operasyondu yaklaşık 2 .30 saat sürdü. 2 ayrı köpekten kan alındı öncesinde ameliyat esnasında verilmek üzere. Ameliyatı narkoz uzmanı,Prof. Dr Suphi Erdem,Dr. Ayşe ve Evrim hoca tüm mücadelesiyle tamamladı.Suphi hoca ilk çıktığında dalak ile beraber tümörün alındığını karnında heran patlayacak olan bir bomba olduğunu söyledi ve resmini gösterdi. Evrim bey 3 gece hastanede kalması gerektiğini bu iyileşme sürecinde herşeyin belli olacağını belirtti. Evrim hoca ve Ada veterinerlik ekibi Ona öyle iyi baktılarki. 2 gece birlikte yattık, gece gündüz ona prensesler gibi bakıp iyileştirdiler. Ve ben Evrim hocanın başta insanlığına ,sonra hekimliğine,sonra iyi niyetine hayran kaldım. Bayram günü de dahil olmak üzere tüm ekip bir cana can oldular. Şuan Çilek nasıl mı?Dikişleri alındı.tümörden alınan parça biopsiye gönderildi. Sonuç ne mi  iyi huylu bir tümör. Yani en az 2 yıl Çilek sağlıklı olarak hayatını sürdürecek.Şuan İyileşti ,herşeyi ile normal hayatına döndü. İnanılmaz enerjik, mutlu, hayat dolu. O hayattan ve bizden hiç vazgeçmedi. Bu süreci öyle iyi yönetti ki, bazen bizden bile dirayetliydi. Bunu yazmamızın sebebi en umutsuz olduğumuz anda karşımıza çıkan Işığı biz de internet üzerinden araştırarak bulduk. Hiç vazgeçmeyin ve doğru insanlarla tedavi sürecini yönetin. İyiki yolumuz kesişti Evrim bey ve ADA veterinerlik ekibi. Siz Çileğin ve bizim kahramanımız oldunuz, bir mucize gerçekleştirdiniz. Bundan sonraki tek adresimiz sizsiniz.” Yazan: Ipek 19-06-2017 “Ada veteriner ile 4 yıl önce o zamanlar sokakta baktığım kısır erkek kedimin idrar kesesinin tıkanması ile tanıştık. Sarı bu yıl 10 yaşını deviriyor ve içim rahat, güvenle söyleyebilirim ki bu yaşı Evrim Bey’in sayesinde gördü. Hastalığının başlangıcı idrar kesesindeki kristaller ile oldu. Sokakta geçirdiği 6 yıl, omurgasındaki yaşına bağlı kireçlenme, bağırsaklarının düzgün çalışmaması, yaş mama yememesi de eklenince yaşadığımız sorunların ciddiyeti arttı. Bu süreçte Evrim Bey hep yanımızda oldu. Kedim 3.5 yılı hep onun gözetiminde geçirdi. Dişileştirme ameliyatı oldu, ağızdan sıvı takviyeleri, çeşitli ilaçlar derken sağlıklı olduğunu görünce her şey yoluna girdi diye düşünmeye başlamıştım. Bu sırada Anadolu yakasına taşındım. Bir gün yine tıkandığını farkedip oturduğum yerde iyi bilinen, dişileştirme operasyonunu geliştirmiş bir Prof. Veteriner Hekimin kliniğine götürdüm. 1 hafta boyunca kötüye gidişini, zayıflayışını, son günlerde hareketsiz yatışını izlemek zorunda kaldım. Üresi ve kreatini ve diğer bir sürü değeri çoktan ölmüş olması gerekirdi dedikleri seviyelerdeydi. Bir haftanın sonunda “artık geceleri eve alın, rahat etsin son gecelerini burada geçirmesin” dediler. “Tikler başlayınca getirirsiniz, daha fazla acı çekmesin…” Elimde box, içinde acıyla bağıran bir kedi, ben dağılmış halde tanıdığım hayvanseverlerden nereye gömebileceğim konusunda yardım istedim. Sonra Ada Veteriner’in yolunu tuttum. Evrim Bey’ e durumu anlattım. “Öleceğini kabullendim, gündüzleri sizin gözünüzün önünde olsa içim daha rahat edecek.” dedim ama neyse ki kendisi kabullenmedi! 1 ay boyunca her gün her gidişimde açtı kitaplarını, yabancı kaynakları taradı, hangi tedaviyi neden uyguladığını anlattı. Bazı veterinerlerin üniversitede detay olarak öğrenip sonradan unutmayı tercih ettiği bilgilerle Sarı’yı kurtardı. Ayşecan Hanım başta olmak üzere klinikteki herkes evlerinde kendi büyüttükleri kediymiş gibi ilgilendiler Sarı’yla. Huyunu suyunu benim kadar öğrendiler, rahat etsin diye ellerinden geleni yaptılar. Şimdi Bursa’dayız. Evde deri altı serumunu kendim takıyorum. Eski kilosuna, hareketliliğine ulaştı. Tıkandığından süphelenirsem burada bir veterinerden röntgen çektirip kendisine ulaştırıyorum ne yapalım diye sormak için. Bu süreç duygusal olarak çok zordu, başka bir klinikte olsaydı maddi zorluklar da elimi kolumu bağlıyor olacaktı. İstanbul’da karşılacabileceğimiz “Bu çocuk iyileşsin de gerisine sonra bakarız” diyen nadir hekimlerden birisidir kendisi. Unutmadan, barınaktan sahiplendiğimiz gençlik hastalığı olan Terrier kızımız da onun sayesinde bizimle…” Yazan: satı – oğuzkaan gül 13-03-2017 “Öncelikle Allah Kimsenin başına vermesin daha 40 günlük ken barınağa verilecekken tanıdık köpeğimi ve sahiplendik, nasıl bakarız nasıl besleriz diye düşünmeden günler su gibi geciyor ve o bizim çocuğumuz haline gelmiş ve ailemizin bir ferdi olmuştu sonra birgün işten eve geldim wesleym nefes almakta güclük cekiyor ve yürüyemiyordu, aldık hemen 24 acık bir veteriner bulup götürdük önce dediler bişey yutmuş yada bogazda kütle olabilir müşade altına aldılar, 4 gün veterinerde kaldı. Toparladı ve cıkardılar. Enfeksiyon dediler, antibiyotik tedavisi uygulandı. Eve geldik her şey yolundaydı, fakat 15 gün sonra gözünde küçüçük bir arpacık oluştu once önemsemedik gecer diye beklerken ağzındaki şişlikleri farkkettik öncelikle bunların diş cıkarıyor ondandır dedik, daha sonra veteriner hekimi aradık oda aynı şekilde arpacık için bir damla ve şişliklerin diş cıkardığından dolayı olduğunu söyledi, aradan 2 gün gecti eve geldim wesleyim nefes almakta zorlanıyor, gözünün içindeki arpaçık kocaman olmuş ve anının ortasında kocaman bir kütle bunların 10 saatte olabilmiş olmasına inanamamıştım, zorlanıyor ve yürüyemiyor arka bacaklarını çekemiyordu şişlikler vardı .sadece ağlıyordu, wesleyim ölüyordu! Sonra eşimin çalıştığı yerin veterineri geldi aklına gece apar topar gittik ada veterinere bizimle evrim bey ilgilendi daha bakar bakmaz tvt veya lenhoma olabilir dedi. Tabi bunları ilk defa duyorduk sağolsun evrim bey bizi anlatıyor bir yadan wesleyime yapılacakları işlemleri anlatıryordu. Antibiyotik ve ağrı kesici verdi o gece için, Ertesi gün iğne sitolojisi uygulandı Hücrelere bakıldı, hemen arkasından bir kac gün sonra ağzındaki şişlikten ve gözündeki şişliklerden uyutularak parça alındı, pataloji raportlarını ve sitolojisi raporunu beklememiz gerekiyordu. Ama köpeğim giderek kötüleşiyor, yemeden içmeden kesilmiş ve tuvalete bile gitmiyor sadece uyuyordu, evrim bey sürekli bizimle irtibat halinde kalıyor, wesleyin durumu yemesi içmesi, ateşi ve tuvaleti hakkında bilgi alıyordu, tabi kötü olduğunu anlattık bizde kliniğe apar topar gittik, evrim beyde farkındaydı iyi değildi. Ve bize patalojinin sonuçlarını beklemeden kemoterapiye başlayabiliriz diye sordu biz kabul ettik. Kemoterapi aldık tam 3 saat wesleyim uyuyor inanılmaz bir duygu bu bende onunla beraber kötüyüm, içim acıyor ya onu kaybedersek diye… Eve gectik ve wesley o gece hep tuvalete cıktı uyumadım bekledim Günler gecerken raporlar geldi. Evet wesley tvt tümoruna yakalanmış ve yanındada inatcı bir enfesiyon cıkmıştı! evrim bey doğru tedaviyi uygulamıştı kemoterapiye devam edecektik, daha o hafta ayakları normale dönmüş yürüyordu. 2 kemoterpiden sonra gözündeki şişlikler gecti, 3 kemoterapide ağzının içindeki şişler tamamen kayboldu, Sadece yumuşak besinler ve ıslak mamayla beslenirken 4 kemoterapiden sonra kuru mama ya başladık.wesley iyi gidiyordu. Bu cumartesi 6 kemoterapisini gördü, ve artık kemoterapi görmüycez bu illet hastalıktan kurtuldu oğlum ve tam bugün 9.5 aylık oldu benim oğlummmm Evrim bey; sizin araştırmacı ve sürekli bilgi dagarcıgınızı geliştirici yönünüz bize ışık oldu. Oğlum kurtuldu, size ve ekibinizdeki arkadaşlara minnettarız… Bizi hiçbir konuda zorlamadınız ve yanımızda oldunuz maddi konuları hep geri planda tutup bize manevi destekte bulundunuz. Çok teşekkür ederiz.” Yazan: Aysu Aydin 27-02-2017 “Evrim Bey ile köpeğim Bella’nın distemper hastalığına yakalanması ile tanıştım. Bella’yı sokaktan sahiplenirken antijen anticor bakan bir test yaptırdım başka bir veterinerde ve test pozitif çıktı. O dönemde ve takip eden 4-5 gün içinde köpeğimde distemper hastalığının hiçbir belirtisi olmadığından veteriner testin yanılabileceğini ve Bella’nın sağlıklı olduğunu söyledi ki bu büyük bir hataydı, size antijen bakan testlerin pozitifliğine hiç sorgulamadan inanmanızı tavsiye ederim. Sonraki 3 hafta boyunca sırayla önce öksürük, burun akıntısı, iştahszılık, ateş ve en son da kusma başladı ve köpeğimin sağlık durumu günden güne kötüye gitti. Yapılan değişik antibiyotik tedavileri maalesef çözüm olmadı çünkü doğru teşhis ve doğru tedavi uygulanmıyordu. 21 gün sonra Bella’yı Ada Veteriner Kliniği’ne getirdiğimde Bella distemper hastalığının son evresine geçmek üzereydi ( vücutta seğirmelerin başladığı). Evrim Bey test dahi yapmadan, sadece bakarak Bella’nın distemper olduğunu anladı ve hemen 5 günlük “overdose C” denen tedaviye başladı. Bu tedavide Bella’ya hergün serum ile c vitamini verildi ve aynı zamanda A vitamini kapsulleri ile de desteklendi. Birinci günün sonunda Bella’nın kusması durmuş ve tekrar az da olsa yemeye başlamıştı. 5 gün sonra dışarda koşabilecek kadar enerjik hala geldi ve hızlıca kilo almaya başladı. 5 gün sonra ilk aşısını yaptı Evrim Bey Bella’ya ve bundan 14 gün sonra da ilk karma aşısını oldu. Şuan çok sağlıklı ve hayatını Evrim Bey’e borçlu. Bu süreçte kendisi hergün Bella’nın durumunu gün içinde mesaj atarak takip etti, tüm sorularıma hızlıca geri döndü ve tedavi sürecin de bulaşıcı bir hastalık olduğundan tüm klinik çalışanları çok titiz davrandılar. Diğer köpeklere bulaşma riski olmaması için bazen klinik bahçesinde (Bella üşümesin diye altına battaniye sererek) serum takıldı, bazen bir odada geçtiğimiz yerler hemen çamaşır suyu ile temizlenerek. Biz çok şanslıyız ki Evrim Bey ile tanıştık ve tedavisi yok denen distemper hastalığını çok kolay ve kısa sürede atlattık. Artık Bella’yı tüm kontrolleri ve aşıları için bize çok uzak dahi olsa Ada Veteriner Kliniği’ne götürüyoruz.Hem kendisine hem de tüm ekibine minnetarız, herşey için tekrar teşekkür ederiz.” Yazan: Sibel 03-02-2017 “Kızım Şila,dünya güzeli ,asil bir Siyam’dır.Temmuz 2014 sonunda birgün sabah karşı kusmaya başladı,safra çıkarıyor gibiydi.Śila’nın yine naylon torba yediğini düşündüm,en büyük korkumdu evde çok dikkat ediyordum.Bütün birgün keyifsiz yattı.2.gün kusması devam edince veteriner hekime götürdüm.Śila’nın kan tahlilleri yapıldı,röntgen çekildi.Böbrek fonksiyonlarına baktılar.Kan tahlillerinin normal olduğunu ve böbreklerinde herhangi bir sorun olmadığını söylediler.Özel bir yaş mama yedirmemi söylediler ve bulantısı için iğne yaptılar. Şila o gece kusmadı.4. Gün Şila çok az mama yediği halde tekrar kusmaya başladı.Veteriner hekime götürdüm,hekim Sila’nın iç organlarında tümör olabileceğini ve parça almaları gerektiğini söyledi.İzin vermedim.Hekimin,benimle konuşma şeklinden hiç tatmin olamadım.Şilayı alıp çaresizce eve götürürken aklıma bir hayvan sahibinin tavsiye ettiği Ada Veteriner Kliniğinden Evrim Egeden geldi.İnternetten telefon numarasını bulup ,akşam 20.00 ‘e randevu aldım. Tahlil sonuçlarını ve röntgenimizi götürdüm..Evrim Bey,Şila’yı muayne ederken bendende Şila ile ilgili bilgileri anlatmamı istedi.Hangi mamayı yiyor,ne kadar su içiyor,neşelimi,tuvaletini yaparken ses çıkarıyormu vs. Sonra tahlilerine baktı ve röntgeni inceledi.Ben en kötüsüne kendimi hazırlıyordum.Şilam çok kötüydü.Evrim Bey,Şila’nın bağırsaklarında bir sıkıntısı olduğunu ve lağman yapılması gerektiğini söyledi.Onun dışında şimdilik yaşına göre gayet iyi dedi.O gece Şila serum aldı ve lağman yapıldı.Evrim Bey ,bizimle birlikte gece 24.00 ‘e kadar klinikte kaldı.7 günlük bir beslenme programı çıkardı.Bu programa uyulması gerektiğini ve Şila’nın ne kadar su içtiğini ,tuvaletini nasıl yaptığını,ne kadar mama yediğini not etmemi istedi.7 gün içinde 2 kere bizi arayıp Şila’nın durumunu takip etti.Kızım Şila ,ertesi günden itibaren eski neşesine ve iştahına kavuşmuştu.1 yıl sonra Kasım -2015 de Şilam kilo kaybetmeye başladı.Evrim Bey’den randevu alıp Şila ile birlikte gittik.Dışarıya çıkmaktan hiç hoşlanmayan kızım kliniğe giderken hissedip hiç sesini çıkarmıyor,arabada kucağımda gidiyordu.Evrim Bey,kütüphanesinden ingilizce bir yayını alıp troid hastalıklarını anlatan bölümü açtı .Kendisi ile birlikte yazılanları okuduk,beni kedilerde troid nasıl olur,tedavi şekilleri hakkında bilgilendirdi.Testlerin yapılması gerektiğine karar verdik.Şila’nın test sonucunda Şila’nın troidlerinin çok çalıştığını ve bunun onu gün geçtikçe zehirlediğini anladık.EvrimBey,Türkiye’de henüz Atom tedavisinin olmadığını ama bir başka hastasının Avrupa’da yaptırdığını ve çok başarılı geçtiğini anlattı.İlaç tedavisi yapmaya karar verdik.Sabah/Akşam 1/4 oranında Thyromazol 5 mg başladık.Şila tekrar kilo aldı.Şilam Mayıs-2016’da tekrar keyisizleşti,bir sabah ağzında bir salya farkettim,hemen Evrim Bey’i aradım.Şilayı kliniğe getirmemi istedi.Kızıma ,epilepsi ve yüksek tansiyon teşhisini koydu.Şila ilk epilepsi tedavisini klinikte 4 gün kalarak başladı,bu süre içinde hiç kriz geçirmemişti.8 saate bir 90 mg Keppra almaya başlamıştı.12 saatte birde 1/4 oranında tansiyon ilacı alıyordu.EvrimBey,AyşeCan,Damla,Şehnaz,Özge,Görkem bana ve kızıma çok destek oldular.Kızıma nasıl bakmam gerektiğini anlattılar, bilgilendirdiler.Krizlerimiz sona ermişti,Şila eskisi gibi mamasını yiyor,keyifli ve neşeli bir şekilde hayatına devam ediyordu.Zor olmasına rağmen sevgili kızımın ilaç saatlerine gerekli özeni gösteriyordum.15-Aralık-2016 günü öğleden sonra Şilam uzun ve şiddetli bir epilepsi krizi geçirdi,krizden kurtulamayacak zannettim.Evrim Bey’i aradım ilaçlarının dozajına dikkat et,takip edelim dedi.23.Aralık günü Şilam kustu .24-Aralık günü kliniğe gittik.Şilam klinikte tedavi altına alındı.Gerekli bütün testler ve tedavi yapıldı.Evrim Bey ve AyşeCan Şila için ellerinden geleni yaptılar.Ben hergün 3/4 saatimi onlarla birlikte klinikte geçiriyordum.29-Aralık -2016 saat 17.10 da kızım Şila’yı kaybettik.Kızım Şila’ya yardımlarından dolayı başta Evrim Bey ve eşi Özlem hnm olmak üzere,büyük bir özveri ve sevgi ile çalışan ekip arkadaşlarına sonsuz teşekkürederim.Evrim Bey’in araştırmacı kimliği,işine olan sevgisi ve bağlılığını kliniğinden içeriye adımınızı attığınızda ve kendisini tanıyıp sohbet ettiğinizde anlıyorsunuz.Hayvanlara olan saygı ve sevgisini , sahibi ile hayvanı arasındaki bağı anlayıp tedavi sırasında son derece içten ,samimi bir o kadarda gerçekçi ve tutarlı bir şekilde durumu anlatan bir ekip çalışmasını görüyorsunuz.Evrim Bey ve ekibi,sadece sahipli hayvanlarla değil sokak hayvanlarınada yardımcı oluyorlar.Kliniğin kedisi Murtaza,sokaktan felçli alıp iyileştirdikleri gözleri kör köpekleri Mısır ile kocaman güzel bir aile Ada Veteriner Kliniği. Evrim Egeden ‘nin daha bir çok hayvana Şifa dağıtacağına eminim,işini büyük bir sevgi ile yapan ,bilgisini ve çıtasını sürekli arttıran ,aynı zamanda bu bilgileri yanındakilerle paylaşan bir hekimimiz.Başarılar dilerim Evrim Bey.” Yazan: Erdem Şafak 31-10-2016 “Ailem ve yakin muhitimdeki herkes, kedi kopeklerini Evrim Bey’in klinigine goturuyordu. Benim de iki adet sultan papaganim vardi. Turkiye’de kustan anlayan veteriner olmadigini dusundugum icin uzun sure sultanlarimi “kuscu” tabir edilen birine goturdum. “kuscu”nun ve diger veterinerlerin teshis ve tedavi yontemleri bana guven vermemeye basladiginda, Evrim Bey’in klinigine gittim. Keske sultan papaganlari aldigim ilk gunden beri Evrim Bey’e gitseydim diyorum. Ornegin erkek papaganim surekli tunekten dusup yaralaniyordu. Bu durumun, hepatite bagli epilepsi nobetleri oldugunu Turkiye’de baska kac veteriner hekim cozebilirdi bilmiyorum. Hastaliklar disinda, gaga kirilmasi, kanat yaralanmasi vb travmalarda da hep o klinige kostuk. Ailemden diger kisilerin kuslarini da hep kendilerine goturduk. Hicbir ziyaretimizde caresiz geri gonderilmedik. Bazi kuslarimizdaki caresi olmayan durumlarda bile hayvanlarin agrilarini dindirip, yasam kalitelerini yukselttiler. Son olarak muhabbet kusumuzun gagasindaki bir deformasyon icin klinigine gittik. Hayvanin gagasi o kadar yamulmustu ki yemek yiyemez hale gelmisti. Zayifliktan olmek uzereydi. Goren herkesin “mantar” dedigi gagadan ornek alip incelediler. Problemin gagaya bagli yumusak dokuda ilerleyen bir kanser turu oldugunu buldular. Kusu ameliyata almak gerektigini soylediler. Kusu ameliyatta kaybetme ihtimalimiz az da olda vardi ancak aksi halde kesin olecekti. Kabul ettik. Ameliyat sonrasi hayvanin gagasi ilk gunku gibi duzgun, gaganin yanindan tasan ve dilini saran tumorlu doku da tamamen temizlenmisti. Bir de her gun vermemiz gereken, agriyi kesen ve tumorun yayilmasini yavaslatan ilacimiz var. Ameliyat oncesi can cekisen kusumuz, su an duzgun gagasi ile ev icinde ucusuyor. O gunden itibaren yasadigi her gun, Evrim Bey’in kliniginden hediyedir. Kus sahiplerine tavsiyem ve ricam; lutfen hayvanlarinizin degerini, satis fiyatina gore degerlendirmeyin. Kusu olume terketmeden once mutlaka Evrim Bey ve ekibi ile irtibata gecin. Bizimle ayni gunde ameliyata giren bir kanarya da sirtindaki dev tumorden kurtuldu ve gormeyen gozu acildi. Kendilerine cok tesekkur ederim ve dilerim kus sahiplerindeki veteriner bilinci zamanla olusur da en ufak bir sikayette kustan anlayan bir veterinere basvururlar. Bu sayede hem sikayet olumcul seviyeye gelmeden cozulme ihtimali artar hem de Evrim Bey gibi hekimlerin elindeki ornek vaka sayisi artar. Kendisine ve ekibine cok ama cok tesekkur ederim.” Yazan: begüm 18-10-2016 “Ada veteriner kliniğiyle yollarımız 4 ay önce kızımız Lady’nin rahatsızlığı sebebiyle kesişti. Lady (coocker) cinsi ve 8 yaşında.Bizim hikayemiz kızımızın iştahtan kesilmesiyle, tuvaletini yapamama ve halsizlikle başladı. Bir hafta daha da bu halleri devam etti sonrasında apar topar kızımızı Bursa’ya fakülteye götürdük orada yapılan bir takım testlerden sonra kızımıza böbrek yetmezliği,hatta bir böbreğinşnde iflas ettiği söylendi aynı zmanada sistit teşhisi de konuldu hemen antibiyotik ve her gün sabah akşam uygulanan serum tedavisine başlandı. Bu sırada kızımız için pekte ümitli konuşmadılar elimizden hiç bir şey gelmemesi bizi daha da üzüyordu. Gün geçtikçe kızımız kötüye gidiyordu, serum tedavisi bittikten sonra tekrar antibiyotik kullanmaya başladık, bu sırada az da olsa yemeğe başlamıştı ama yattığı yerden kalkmaz olmuştu. Ramazan bayramının 3.gününün sabahı ayakları tutmamaya ve ani gelen titremesi daha da artıyordu hemen veterineri aradık bayram sebebiyle ulaşamıyorduk. Fakülteye götürmek istedik ama yine bayram sebebiyle acil servisinde bile kimse telefonlara dahi bakmıyordu.Hemen çevremdeki evcil hayvanı olan yakın arkadaşlarımı aramaya basladım çok yakın bir arkadaşım Ada veteriner kliniğini aramamı ve her koşulda ulaşabileceğimi ve yardım alabileceğimi söyledi vakit kaybetmeden aradım, Çağla Hanım çıktı karsıma telefondan ve ilk defa görüşmemize rağmen anlattığım şekilde neler yapmam gerektiğinden bahsetti ve anlatımı yaklaşımı o kadar iyiydi ki ertesi gün vakit kaybetmeden kliniğe gittik(şehir dışından Yalova’dan gidiyorduk). Gittiğimizde Çağla Hanım ve Evrim Bey tarafından karşılandık,hemen bazı testler yapıldı Evrim Bey yazılı bir şekilde kızımızın hastalığını anlattı ve aslında kızımızda böbrek yetmezliği teşhisi hatalıymış.Evrim Bey’in uyguladığı tedaviye cevap verdi ve birkaç saat sonra yemeğini yedi ayağa kalktı ve yürümeye başladı,doktorumuzunda beklentisi tam bu yöndeydi evet doğru yoldayız dedi ve ve umudumuz hekimimize inancımız daha da arttı.. Bu süreç biraz uzun olacaktı belki ama uygulanan doğruydu, kızımız çok nadir görülen addison diase(böbrek-üstü bezlerinin normal çalışmaması)ile birlikte kansızlık vardı,ve bununla birlikte kortizon tedavi sinede basladık. Evrim Bey’in uyguladığı ilaç ve tedavi sürecinden olumlu sonuçlar aldık kızımız normal hayatına döndü..Hayatı boyunca kullanacağı ilacı vardı ama çok şükür artık iyiydi. Sonrasında da Evrim Bey ile sürekli irtibat halindeydik. Bundan sonra ki süreç de belirli aralıklı zamanlarla testlerimiz devam edecek.Evrim Bey ile tanışmasaydık belki de yanlış konulan teşhis yüzünden yanlış ilaçlar yüzünden daha da kötü sonuçlarla karşılaşıcaktık Size tavsiyem kesinlikle ümidinizi kaybetmeyin biz o kadar şanslıyız ki bu süreçte Evrim Bey ve ekibi bizim yanımızdaydı…”
SOCIAL MEDIA
ADA VETERINARY POLYCLINIC Levent Mah. Sülün Sk. No:14 1. Levent - Beşiktaş / İstanbul Tel : 0212 324 67 32 Tel : 0212 324 67 33 Gsm: 0530 403 55 05 E-posta: [email protected] Web: www.adaveteriner.com We are open everyday from 9.00am to 10.00pm
This site has been prepared with Neta Website infrastructure.
Cookies are used on our website to provide better service. By using our website you accept cookies.
WhatsApp Support